DERS NOTLARISosyoloji Ders Notları

Sosyoloji Konu Anlatımı,Ders Notları (Tanımı,Anlamı,Konusu,Özellikleri,Amacı)

SOSYOLOJİNİN KONUSU ANLAMI VE TANIMI

Sosyoloji kısaca toplumbilimi olarak adlandırılır.

Sosyoloji toplumdaki kurum, grup ve örgütlenmeleri bunlar arasında meydana gelen her türlü gelişim ve değişimi , olay ve olguları  kendine özgü yöntem ve araştırma teknikleriyle inceleyen pozitif bir sosyal bilimdir.

Tarih boyunca bir çok düşünür toplumsal yaşamı ele almışsa da , bugünkü anlamıyla ilk defa ele alan düşünür İbn-i Haldun’dur. İbn-i Haldun MUKADDİME adlı kitabında toplumları yerleşik ve göçebe toplum olarak ele almıştır.

Sosyolojinin felsefeden ayrılarak bağımsız bilim haline gelmesi birçok nedene bağlanabilir.

  • Bu nedenler:
  • Sanayi Devrimi
  • Fransız İhtilali
  • Reform
  • Rönesans
  • Aydınlanma
  • Doğa Bilimleri ve Felsefi düşüncede meydana gelen gelişmeler

Şeklinde sıralanabilir.

Sosyoloji terimini ilk defa 1839 yılında yazdığı kitapta Aguste Comte  kullanmıştır. Bu bakımdan sosyolojinin isim babası sayılır.

Ancak sosyolojinin tanınmasını sağlayan kişi İngiliz düşünür Harbert Spencer’dir.

Yapılan bu çalışmalar sonucunda “en genç bilim dalı” ünvanı ile sosyoloji benliğini kazanmıştır.

SOSYOLOJİNİN AMACI

  • Sosyoloji toplumları yer ve zaman bakımından nesnel olarak ele alıp incelemek.
  • Toplumsal öğeleri araştırarak toplumsal olayların bilimsel yorumunu yapmak.
  • Toplumlar arası karşılaştırma yapmak.
  • Mevcut bilimsel verilerden hareketle gelecek konusunda öngörü sağlamak.
  • Toplumsal ilişkileri açıklayarak genel bir toplum kuramına ulaşmak çabası içindedir.

SOSYOLOJİNİN ÖZELLİKLERİ

  • Olay ve olguları neden sonuç ilişkisi  içinde inceleyen pozitif bir bilimdir.
  • Nesneldir
  • Olayları tek yönlü değil , çok yönlü olarak ele alır.
  • Konusu sosyal olay ve olgulardır.
  • Olması gerekeni değil, olanı inceler. (normatif-kural koyan- değil, pozitif bilimdir)
  • Toplumu bireylere göre değil ,bütün olarak değerlendirir.
  • Benzer olaylardan hareketle genellemelere ulaşmaya çalışır.
  • Toplumların farklı olduğu ilkesinden hareketle ,tüm toplumlar için geçerli sayılacak evrensel ilkeler saptamaya çalışmaz.
  • Sosyoloji kendine özgü araştırma teknikleri vardır.(Test,gözlem,anket gibi) Deney yapmaz.

 

Sosyoloji toplumda meydana gelen somut toplumsal sorunlar üzerinde çalışırken, meydana gelen değişiklik ve durumları olgu ve olay olmak üzere iki kavram ile ifade eder.

 

TOPLUMSAL OLAY NEDİR?

Toplumda ve insanlar arasındaki ilişkilerden meydana gelen , zamanı ve yeri belli olan tekrarlanma olasılığı olmayan ,bir defa olup biten somut ve özel değişimlerdir.

Örneğin Türkiye’de 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Ya da  Türkiye Musul Büyük Elçiliğindeki personelin IŞİD tarafından rehin alınması ,birer sosyal olaydır.

Sosyal Olayın Özellikleri:

  • Yeri ve zamanı bellidir.
  • Somut ve özeldir.(tek)
  • İstatistikseldir, sayılarla ifade edilir.
  • Zorlayıcıdır bireyin davranışını biçimlendirir.(Örneğin bazı toplumlarda düğün yapmadan evlenmek mümkün değildi.)
  • Sosyal olaylar toplumdan topluma değişiklik gösterir.
  • Aynı toplumda zaman içinde değişir.
  • Kuşaktan kuşağa aktarılır.
  • Bireyin bilincinin dışında gerçekleşir.

Not: Bir olayın Sosyolojinin ilgi alanına girmesi için tüm toplumu etkileyecek bir nitelik kazanması gerekir.

TOPLUMSAL OLGU NEDİR?

Aynı nitelikteki toplumsal olayların tekrarından meydana gelen bir süreci ifade eder.

Olgu : Zamanı,yeri ve yapanı belli olmayan soyut ve genel bir kavramdır.

Örneğin: Çanakkale savaşı bir sosyal olayiken, savaş olgudur, Marmara depremi olayı, deprem kavramı ise olguyu ifade eder, 2014 seçimi olay , seçim olgudur.

 

Sosyoloji toplumsal olayları açıklarken iki yaklaşım kullanır. Bunlar İndirgemeci ve Bütüncül yaklaşımlardır.

İNDİRGEMECİ YAKLAŞIM

 İndirgemeci görüş karmaşık olayların basite indirgenerek ele alınması gereğini savunur.

Bir olayın tek bir nedenle açıklanabileceği , birden çok nedene , karşılıklı etkileşime bağlanmaması  gereğini savunur.

Örneğin; Bir hırsızlık olayını açıklamak için çevre koşulları , ekonomi , eğitim vb gibi birden  çok nedenle değil , bunlardan tek bir nedene bağlayıp ,tek başına ele alınması yoluna gider.

BÜTÜNCÜ YAKLAŞIM

Bu yaklaşım ise herhangi bir olay yada olgunun tek başına meydana gelemeyeceğini başka şeylerden etkilendiğini ,onun için  bir olay yada olguyu araştırırken tüm etkenleri araştırmak gerektiğini , sağlıklı bir sonucun ancak bu şekilde elde edilebileceğini savunur.

Örneğin; hırsızlığın  sadece ekonomiye bağlanamayacağını ,siyaset , eğitim, aile ,çevresel faktörlerinde etkisinin varlığını ortaya çıkarır.

 

SOSYOLOJİ’NİN  YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

 Sosyoloji bilimsel bir alandır, diğer tüm bilimlerin kullandığı ilkeleri sosyoloji de kullanır ve Sosyoloji  bu ilkelerle bilimsel bir nitelik kazanır.

Bilimsel Yöntemin İlkeleri Şunlardır.

 

  • Objektiflik ilkesi (Nesnellik) :Bilim insanı araştırmalarına toplumunun özelliklerini, inançlarını ,kişisel özelliklerini yansıtmadan ,yansız bir bakış açısıyla çalışmalarını yapmalıdır.
  • Somutluk İlkesi: Sosyoloji metafizik(soyut) konularla değil, yeri ,zamanı belli olaylardan hareket eder.
  • Doğruluk İlkesi: Eldeki veriler gözlem , test ve anketlerle elde edilmiş güvenilir verilere dayanmalı.
  • Sınırlılık İlkesi: Ele alına konunun sınırları çizilip belirlenmeli , diğer alanlardan ayrılarak ele alınmalıdır.
  • Bilmediğini varsaymak ilkesi: İncelenen konuyla ilgili önceden edinilmiş bilgilere kuşkuyla yaklaşarak , bir şey bilmiyormuş gibi yaklaşıp ele almak.
  • Nedensellik İlkesi: Soysal olaylar nedensiz olarak ortaya çıkmaz , olaylar neden sonuç ilişkisi içinde meydana gelir , her olayın dayandığı başka bir sosyal olay vardır.
  • Açıklık İlkesi: Araştırılan konu ,diğer araştırmacılar tarafından kolaylıkla anlaşılıp ele alınabilecek şekilde açık seçik olmalı , rahatlıkla tekrar edilebilmeli.
  • Basitlik(Sadelik) İlkesi: Araştırmalarda gereksiz açıklamalara yer verilmemeli ,konular karmaşık olsalar bile sade bil anlatım kullanılmalıdır.
  • Toplumsal Olayların Değişebilirliliği: Araştırmacının ele aldığı toplumsal yapının sadece bugünü değil tarihsel süreci ele alınmalı, geçmişteki durumları da incelenmelidir.

 

      SOSYOLOJİ’NİN  YÖNTEMLERİ

Bilimsel Yöntemde  Akıl Yürütme Biçimleri

TÜMDENGELİM: Doğruluğu deney ve gözlemlerle kanıtlanmış ,kabul görmüş olan genel bilgilerden özel bilgiler elde etme yöntemidir.

Örnek: Bütün gelişmiş ülkeler demokrasi ile yönetilir.

           Norveç gelişmiş bir ülkedir

           O halde Norveç demokrasi ile yönetilmektedir.

TÜMEVARIM: Gözlemlenen tek tek durumlardan elde edilen ilkelerden genel ilkelere ulaşmaya çalışan yöntemdir.

Örnek: Dağlı oğlu ve  havuzlu bahçe mahallelerinde hırsızlık olayları çok olmaktadır.

Dağlı oğlu ve  havuzlu bahçe mahalleleri Adana’dadır

O halde Adana’da hırsızlık olayları çok olmaktadır.

ANALOJİ:Benzerliklerden yola çıkarak ,aynı olay ve durumların benzer şartlarda aynı sonuçların ortaya çıkacağını savunan akıl yürütme şeklidir.

Örnek:Yunanistan’da Akdeniz iklimi görülür ve Yunanistan’da narenciye yetişir.

İspanya’da da Akdeniz iklimi görülür.

O halde İspanya’da da narenciye yetişir.

                                                      SOSYOLOJİ’İN ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

 

Tarama araştırması: Bu araştırmalar genellikle geniş grupları kapsayan yada ülke genelini ilgilendiren konularda anket yada görüşme tekniği kullanılarak yapılan araştırmalardır.

 

ANKET: Belli bir konudaki tutum ve düşünceleri belirlemek amacıyla önceden hazırlanmış soru kağıtlarının dağıtılması sonucundan elde eilen bilgilerrle yapılan araştırmadır.

Anket sorularnı cevaplandıran kişi ile anketi uygulayan kişi yüzyüze gelmediği için cevaplayıcı baskı altında kalmaz ve sorulara içinde geldiği gibi cevaplar verir. Bu da anketin yansız ve güvenilir sonuçlar vermesini sağlar.

Örnek: Siyasi görüşleri belirlemek için yapılan anket

            Seçimlerde eğilimleri belirlemek için yapılan anket

 

MONOGRAFİ: sınırları belirlenmiş köy, aile gibi alanlarda derinlemesine arşatırma yapmak için geliştirilmiş tekniktir.

İlk defa uygulayan kişi bir Fransız maden mühendisi olan La Play’dir.

Bu teknik araştırılacak konunun kapsamına giren alanın tamamını değil ,bir kısmını seçer ve alan üzerinde gerek nitel gerekse nicel ayrıntılı inceleme yapılır.

İnceleme yapılacak kısım , alanın tamamını temsil edecek özellikte olması çok önemlidir.

Örnek: Adana’nin köylerinin yaşam tarzlarını araştırmak isteyen bir sosyolog ,araştırmasın veri temin edecek 5 örnek köy üzerinde yaptığı araştırmayı, Adana’nın tüm köylerine geneller.

 

SOSYOMETRİ: Küçük grupların içindeki bireylerin arasındaki mesafeleri öğrenmek için uygulanan tekniktir.

Grup içindeki; sevgi, samimiyet, hoşlanmama, düşmanlık vb. ilişkileri ortaya çıkarmak için uygulanan tekniktir.

Örneğin: Sınıfın en sevilen , birlikte ders çalışılmak istenen öğrencisi , sınıfın en yardımsever , en düzenli öğrencisi kimdir gibi sorular sorularak sınıf içindeki öğrenci konumları belirlenir.

 

GÖRÜŞME: Araştırmacının herhangi bir konuda bilgi almak için görüşeceği kişi ile yüz yüze yapmış olduğu bilgi toplama tekniğidir.

Örnek: iş görüşmeleri

 SOSYOLOJİNİN DİĞER SOSYAL BİLİMLERLE İLİŞKİSİ

TARİH: Tarih bir toplumun geçmişi hakkında bilgi sunar, sosyoloji ise bu bilgilerden faydalanarak farklı toplumlardaki , meydana gelen olayların ortak özelliklerini alarak genellemeler yapar.

Örneğin; sanayi devriminin toplumalr üzerindeki etkilerini inceleyen sosyoloji  verilerini tarihten alır.

 PSİKOLOJİ: Bireyin davranışlarını altındaki nedenlari ,düşünme ,bellek , öğrenme gibi süreçleri inceleyen bilimdir.

Psikoloji bireyi incelerken toplumdan yada çevresinden bağımsı olarak ele alamaz .

Sosyoloji ise sosyal ilişkileri ve toplumsal değerleri ,sosyal yapıları ve toplumsal grupları inceler.

Bütün bunlar da insanlar arası ilişkiler olduğuna göre sosyoloji psikolojinin verilerini kullanır.

 ANTROPOLOJİ: İnsanın ırkını, kökenini , biyolojik yapısını ve kültürlerini inceleyen bilimdir. Sosyoloji toplumları incelerken daha çok , kültürel antropolojiden faydalanır.

İnsan topluluklarını farklılıkları açısından karşılaştırmali olarak ele alır.

EKONOMİ: Ekonomi sınırsız insan ihtiyaçlarını sınırlı kaynaklardan karşılayan bilimdir.

İnsanların üretim ,tüketim ,bölüşüm, mal ve hizmet gibi davranışları nasıl sergilediğini inceler.

Ekonomik etkinliklerde toplumlar ve gruplar arası etkileşimden doğduğu , toplumsal yapıları etkilediği ,şekillendirdiği için sosyoloji ekonominin verilerinden faydalanır.

SİYASET: Siyaset devletin işleyiş ,örgütleniş,yönetim ve her türlü organizasyonu inceleyen bir sistemdir. Siyaset otoritenin gereğini açıklar.

Siyasetinde kunusuna giren sosyal olgular ,sosyolojinin inceleme alanı olan toplumsal yaşantı içinde yer aldığı için sosyoloji araştırmalarında siyasetin sunduğu somut verilerden yararlanır.

 COĞRAFYA: Coğrafya toplumun yaşadığı her türlü toplumsal olayın gerçekleştiği toprak parçasının özelliği ile insan yaşantısı arasında sıkı bir etkileşim vardır.Doğa koşullarının toplumsal yaşama etkisini bulmaya çalışan sosyoloji coğrafya biliminden yardım alır. Çünkü coğrafi farklılıklar ,farklı yaşam biçimlerini oluşmasına neden olur.

 

II.ÜNİTE  BİREY VE TOPLUM

Sosyalleşme ve Sosyalleşmenin Unsurları

Sosyalleşme ;bireyin doğumundan itibaren aileden başlayan, arkadaş çevresi ,okul ,iş hayatı ile devam eden ve ölüm ile son bulan bir süreçtir.

Bireyin aileden başlayarak yaşadığı toplumun kültürel özelliklerini ,toplumsal düşünce ve eylem biçimlerini öğrenme ,edinme sürecidir.

Tolumsal normlar, değerler bireyin yaşam alanında öğrenip içselleştirdiği şeylerdir.

Birey ,kendisinden önceki kuşaklardan aldığı sosyokültürel değerleri kendisinden sonraki kuşaklara, kendisi de değerlere eklemelerde bulunduktan sonra aktarır ve bu süreç bu şekilde devam edip gitmektedir.

SOSYALLEŞMENİN UNSURLARI

   AİLE: Sosyalleşmenin başladığı ilk evre olan ailenin sosyalleşme üzerindeki günümüzde azalmış olsada çocuğun sosyalleşmesinde en büyük etkiye sahiptir.

OKUL: Çocuğun  yabancı olduğu birçok şeyin öğrendiği ve sosyalleşmenin en önemli ikinci unsurudur.

 ARKADAŞ GRUPLARI: Yetişkinlerin denetiminin dışında olan ve özgürce sosyalleşmenin gerçekleştiği bir ortamdır.

Arkadaş grupları çocuğa ,çatışmayı, rekabeti, liderlik vasfını kazandırır ve iş birliği içinde çalışmayı öğretir, ayrıca çocuğun kendini özgürce ifade edebildiği ortamlardır.

KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI: Günümüz modern toplumlarında kitle iletişim araçları çocuklar üzerinde sosyalleşme açısından oldukça önemli bir etkiye sahiptir.

Televizyon, internet , gazete gibi unsurlar diğer sosyalleşme unsurlarından çok daha etkilidir.

Kitle iletişim araçlarıyla çocuklar toplumun genel görünümünü görebilmekte ve kendilerine rol model edinebilmektedirler.

                                                     TOPLUMSAL İLİŞKİLER

Toplumların varlığını sürdürebilmesi için sağlıklı toplumsal ilişkilerin varlığı gerekmektedir.

Toplum içinde birlikte yaşayan insanlar ,karşılıklı birbirini anlamak ,ihtiyaçlarını karşılamak için karşılıklı ilişki kurmaktadırlar. İlişkiler

Yakınlaşma şeklinde olabildiği gibi uzaklaşma şeklinde de gerçekleşebilir.

Toplumsal ilişkiler üç biçimde gerçekleşir.

Birey-birey ilişkisi

Birey-grup

Grup-grup  ilişkisi biçiminde gerçekleşir.

Toplumsal yaşamın temelini oluşturan sosyal ilişkilerin belli başlı özellikleri vardır.

  • En az iki kişi arasında gerçekleşir.
  • İlişkiler belli bir süre devam eder.
  • Belli bir amaç için gerçekleşir.
  • İlişki içindeki bireyler birbirlerinin bilincindedirler.
  • Karşılıklı etkileşim sözkonusudur.

 

Sosyal ilişkiler birincil ve ikincil ilişkiler olarak ikiye ayrılır.

Birincil ilişkiler:

Birbirine yakın insanlar arasında gerçekleşen ilişkilerdir.

Özellikleri:

  • İlişkiler yüzyüze ve samimidir.
  • Kurallar yazılı değil ,sözlüdür.
  • “Biz” bilinci egemendir.
  • Üyeler arasında etkileşim ve sosyal kontraol güçlüdür.
  • Toplumsal kontrol genellikle toplumsal değerlerle sağlanır.
  • Grup içi uzmanlaşma yoktur, mekanik dayanışma vardır.
  • Sosyal değişme yavaş ve topumsal hareketlilik azdır.
  • İlişkile uzun sürelidir.

 

      Örneğin: Komşuluk, köy grupları ,arkadaş grupları birincil ilişkilerdir.

İkincil ilişkiler:

  • İlişkiler resmidir ve samiyetten uzaktır.
  • İlişkiler yazılı hukuk kurallarıyla belirlenir
  • “Ben” bilinci egemendir.
  • Üyeler arasında etkileşim zayıftır.
  • Uzmanlaşmış iş bölümü vardır ve organik dayanışma söz konusudur.
  • İlişkiler çıkara dayalıdır.
  • Sosyal değişme hızlıdır ve topumsal hareketlilik fazladır.
  • İlişkiler kısa sürelidir.

 

Örneğin:Banka  çalışanı ile müşteri arasındaki ilişki.

              Tezgahtar ile müşteri arasındaki ilişki

 

 TOPLUMSAL STATÜ ,TOPLUMSAL ROL VE PRESTİJ(SAYGINLIK)

Toplumsal Statü:  Bireyin toplum içinde sahip olduğu, işgal ettiği yer yada mevkiye denir.

Statü bireyin toplumda kim olduğunu belirtir, haklar sağlar ve buna bağlı olarak sorumluluklar yükler.

Bir birey toplum içinde birden fazla statüye sahip olabilir. Örneğin bir kadın ; abla ,teyze, anne ,öğretmen gibi statülere sahip olabilir.

Statüler kazanılmış ve verilmiş olarak ikiye ayrılır:

 

SOSYAL KONTROL MEKANİZMALARI

 

TOPLUMSAL DEĞER,NORM VE KONTROL

SOSYAL DEĞER: Aynı toplumda yaşayan insanları bir arada tutan, düzen ve kontrolün sağlanmasına yardımcı olan  ortak duygu ve düşüncelerdir.

Değerler toplumdaki birylerin olumlu tepki gösterdikleri kural, düşünce ve davranış şekilleridir.

Örneğin: Dayanışma , bayrak sevgisi, misafirperverlik, yardımseverlik, inanç.

Değerlerin Özellikleri

-Birey sosyal değerleri doğduğu toplumda hazır bulur ve süreç içinde bu değerleri öğrenir.

-Toplumsal değerler aynı tolumda zaman içinde değişir.

-Toplumsal değerler tolumdan topluma farklılık gösterir.

-Toplumsal değerler  kuşaktan kuşağa aktarılır.

-Toplumsal değerler toplumda iç denetimi (kontrol) sağlar.

-Toplumsal değerler bireyin nasıl davranması gerektiğini belirler.

-Toplumsal değerler bireyin sosyalleşme sürecine yardımcı olur.

-Toplumsal değerler, toplumun bütünleşmesini sağlar.

 

SOSYAL NORMLAR: Normlar zorlayıcıdır. Bireylerin belli durumlar karşısında belli bir biçimde davranmaya zorlayan kurallardır.

Normlar resmi(yazılı) ve gayri resmi(yazısız) olarak iki başlık altında ele alınır.

a)Resmi Normlar(Yazılı):Otoritenin ,devletin yetkili kurumları tarafından hazırlanan ve yürülüğe konan kurallardır.

Örneğin: Trafik kuralları, hukuk kuralları, yönetmelikler.

b)Gayri Resmi Normlar(Yazısız): Toplumdaki bireyleirin sosyal ilişkilerinin gelişmesi ve düzenlenmesi ihtiyacından doğar ve gücünü toplumdan alır.

Örneğin: Töre, gelenek(kız isteme ,düğün), Görenek(sakal bırakma, tespih çekme).

NOT: Resmi normların ihlal edilmesi resmi kurumlarca cezalandırmayı gerektirirken, gayri resmi normların ihlal edilmesi toplum tarafından kınanma , dışlanma biçiminden cezalandırılır.

Normların Özellikleri

-Bireylerin davranışlarını şekillendirir.

-Normlar toplumdan topluma ve aynı toplumda zamanla değişir.

-Normlar zaman içinde işlevini kaybeder ve yok olur.

-Normlar sosyal değerleri somutlaştırır.

-Sosyal süreçte kuşaktan kuşağa aktarılır.

-Normlar aynı öneme sahip değildir.(Bazıları daha değerlidir)

SOSYAL KONTROL:Bireylerin toplum içinde normlara uyması için zorlayan toplumsal denetim mekanizmasıdır.

Sosyal kontrol düzenin devamını sağlama işlevine sahiptir.

Örneğin: Ayıplama ,kınama,alay etme olumsuz kontrol türleridir. Övme ,ödüllendirme, yüceltme ise olumlu denetimi örneklendirir.

 

    Ziya ÖZCAN

Felsefe Grubu Öğretmeni

Bir yanıt yazın